AZİZ MAHMUD HÜDAİ TEKKESİ
Üsküdar'da Doğancılar semti, Ahmet Çelebi Mahallesi'nde bulunmaktadır.
Celveti tarikatı kurucusu Şeyh Aziz Mahmud Hüdai tarafından 1594-95 yıllan
arasında yaptınlmıştır.Tekke külliye şeklinde olup mutfak, mezarlık, türbe,
cami, tevhidhane, kütüphane, kadınlar bölümü ve evler bulunmaktadır.
Celveti tarikatı kişinin kendi benliğinden sıyrılarak topluma geri dönmesi
gerektiğini, hem halk hem de Hak'la bir olduklarını kabul ederler. Celveti
ayinlerine fatiha ve kelime-i tevhid ile başlanır. İlahiler, diğer tarikat
ayinlerinden farklı olarak solo okunur, zikr esnasında zikredenler bedenlerini
sağa eğerek, başlarını da sağa sola çevirerek hareket ettirirler. Ayin şeyhin
duasıyla sona erer.
HÜSAMEDDİN UŞŞAKİ TEKKESİ
Kasımpaşa'da, Hacı Ahmet Efendi Mahallesi, Pir Hüsamettin Sokağı'ndadır. Şeyh
Hasan Hüsameddin Uşşaki tarafından 16. yüzyılın son çeyreğinde kurulmuştur. Bazı
kaynaklar ise tekkenin şeyhe III. Murad tarafından ihsan edildiğini
belirtmektedir.
Tekke'de tevhidhane, türbe, hazire, erkekler bölümü, kadınlar bölümü, mutfak
ve şadırvan vardır. Ancak Cumhuriyet'le birlikte kapatılan tekke harap olmuş,
1982 yılında onarılmış ancak özgün yapısını kaybetmiştir. .
Uşşaki Tarikatı Halvetiliğe bağlıdır ve 1592 veya 1594 yılları arasında Şeyh
Hasan Hüsameddin Uşşaki tarafından kuıulmuştur. Uşşaki ayinlerinde cumhur ilahi,
usul ilahisi, devran ilahisi gibi beste biçimleri icra edilir, zikir yapılır,
ilahiler ve özel olarak düzenlenmiş dua demek olan gülbank okunur.
KADİRHANE
Tophane'de Firuz Ağa Mahallesi'nde Kâdiriler Yokuşu'nda yer almaktadır. 1166
yılında Abdülkadir Geylani tarafından Bağdat'ta kurulan Kadiri tarikatının
İstanbul'daki merkezi olan tekke, 1630 yılında Hacı Piri tarafından inşa
ettirilmiştir. Kadınlar Bölümü, Şeyh İsmail Rûmi Türbesi, mezarlık, erkekler
bölümü, tevhidhane, cami, mutfak, kiler, bahçeler ve misafirhane bölümleri
vardır.
Bu tekke İstanbul'daki tasavvuf kültürünün en parlak temsilcilerinden
biridir. Tarikat ayinleri mensupları tarafından halen icra edilmektedir. Bu
ayinlerde ayakta halka oluşturulup, bel hizasına kadar eğilip doğrularak veya
beden ve baş sağa sola döndürülerek müzik eşliğinde dualar okunmakta, Allah'a ve
Peygamber'e duyulan hürmet dile getirilmektedir.
KAŞGARİ TEKKESİ
Eyüp'te
Karyağdı Sokağı üzerindedir. Şeyh Yekçeşm el-Hac Mürteza Efendi tarafından 1745-
46 yıllarında yaptırılmıştır. Tekke'de cami, tevhidhane, kadınlar bölümü,
erkekler bölümü, mutfak ve hamam bulunmaktadır. Kaşgâri Tekkesi Nakşibendi
tarikatına bağlıdır. Tekke'nin son şeyhlerinden olan Seyyid Abdülhakim Arvasi
etkileyici fikirleri ve şahsiyeti ile ünlü yazar Necip Fazıl Kısakürek'in
eserlerine sık sık konu ve kaynak teşkil etmiştir. Nakşibendi ayini zikr-i hafi
denilen sessiz zikir ve müzik eşliğinde yapılan zikr-i cehri denilen sesli zikr
olmak üzere iki farklı biçimde yapılmaktadır.
CERRAHİ TEKKESİ
Karagümıük'de Canfeda Camii Sokağı'ndadır. Sultan III. Ahmed tarafından 1703
yılında Nureddin Cerrahi için yaptırılmıştır.Tekkede, tevhidhane, türbe,
erkekler bölümü, kadınlar bölümü bulunmaktadır. Özgün unsurlarını yitirmeden
varlığını devam ettirebilen nadir tekkelerdendir.
Halvetilik'ten kol alan Cerrahi ayinleri bütün Halvetilerde olduğu gibi halka
oluşturarak ve dönerek icra edilir. Ayinlerde Kur'an-ı Kerim, ilahiler ve
tarikatın özel bir duası olan gülbank okunur, Cerrahi müziklerinin Türk Tasavvuf
Musikisi'ne de önemli katkıları olmuştur.
ÖZBEKLER TEKKESİ
Üsküdar'da Hacı Hesna Hatun Mahallesi, Servili Köşk Sokağı üzerinde
bulunmaktadır. 1752-53 yıllarında Abdullah Paşa tarafından kurulmuştur. Tekkenin
ilk şeyhi Seyyid Hacı Hace Abdullah Efendi'dir.
İlk kuruluşunda küçük ve sade bir yapı olan tekke, daha sonra yapılan
eklemelerle tam teşekküllü bir tarikat tesisi haline gelmiştir. Tekke, derviş
hücreleri, kadınlar kısmı, erkekler kısmı, mutfak, mescid-tevhidhane, bahçe ve
mezarlıktan oluşmaktadır.
Özbekler Tekkesi Nakşibendi tarikatine bağlı ve sesli zikri benimseyen bir
tekke olmuş, son döneminde aynı. tarikatın Halidi kolunu temsil etmiştir.
Yüzlerce yıl Orta Asya'dan İstanbul'a gelen seyyah dervişlere barınak görevi
gören tekke Kurtuluş Savaşı'nda da önemli bir rol oynamıştır. Tekkenin son şeyhi
hukukçu Ata Efendi Kuva-yı Milliye hareketine destek vermiş, Karakol Cemiyeti'ne
üye olarak İstanbul'dan Anadolu'ya silah kaçırılmasında, gönüllülerin Anadoluya
kaçmasında tekke bir merkez rolü üstlenmiştir. 1994 yılında restore edilen tekke
faal değildir.
MEVLEVİHANELER
Konya'da
Mevlana Celaleddin Rumi adına oğlu Sultan Veled tarafından 13. yüzyıl sonlarında
kurulan Mevlevi Tarikatı mensuplarının bulunduğu tekkelere Mevlevihane
denmektedir.
Mevlevihaneler genellikle külliye biçiminde planlanmıştır. Merkezinde
semahane, çevresinde türbe, mezarlık, Meydan-ı Şerif ve mescid yeralır.
Sema ayini adıyla tanınan Mevlevi ayininde önce namaz kılınır, Mesnevi
beyitleri açıklanır, Naat'ı Mevlana okunur ve ney, rebab, kemençe, kudüm ve zil
çalgılarıyla icra edilen müzik eşliğinde sema yapılır Detaylı bir yapıya sahip
olan sema esnasında, semazenler sağ elleri yukarıya, sol elleri aşağıya bakar
bir biçimde dönerler. Mevlevihaneler günümüzde de varlıklarını sürdürmektedir.
En büyük tekkeler Galata, Yenikapı, Kasımpaşa, Beşiktaş ve Üsküdar
Mevlevihaneleridir.
SÜMBÜL EFENDİ TEKKESİ
Kocamustafapaşa
semtinde, Ali Fakih Mahallesi'nde Kocamustafapaşa Külliyesi içindedir. 1490
yılında Sadrazam Koca Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır.Tekke, bünyesinde
yer aldığı külliyenin merkezini oluşturmaktadır.
Bizans döneminde manastır olarak inşa edilip, sonradan camiye dönüştürülmüş
olması nedeniyle iki ayrı mimari tarzın sentezi halindedir. Derviş hücreleri,
cami-tevhidhane, kadınlar bölümü ve türbe gibi kısımlan vardır.Halvetiliğin
Cemalilik kolundan ayrılan Sünbüli'lik, merkez tekkesi. İstanbul'da bulunan ilk
tarikattır.Sünbüli ayinlerinde müzik eşliğinde ilahiler okunur, zikr yapılır.
Sünbüli tekkelerinden ünlü musiki sanatçıları da yetişmiştir.
ŞAHKULU SULTAN TEKKESİ
Kadıköy'de, Merdivenköy Mahallesi'nde yer alır. İstanbul çevresindeki en eski
Türk yapılanndandır. Bazı kaynaklara göre 1329 yılında Bizans-Osmanlı Pelekanon
Savaşını Osmanlıların kazanmasından sonra Orhan Gazi tarafından bir Ahi zaviyesi
olarak kurulmuştur. Burası uzun yıllar savaşcı kolonizatör dervişlerin Bizans'ı
gözetleme faaliyetini üstlendiklerini ileri karakol niteliğini taşımıştır.
Tekkenin ilk şeyhi olarak kabul edilen Şah Kulu'nun yaşamı kesin olarak
bilinmemekle birlikte Bizanslılarca katledildiğine inanılmaktadır. Ayrıca farklı
rivayetler de anlatılmaktadır. 15. yüzyıl sonlarında tekke Ahilerden Bektaşilere
intikal etmiştir. Tarikat bundan sonra da Osmanlı topraklarındaki en önemli
tekkelerinden biri olmuştur.
Tekkenin dervişlere ikametgah, ahırlar, kadınlar bölümü, aşevi, ayinlerin
icra edildiği meydan evi, hamam, Şahkulu Sultan'ın türbesi çamaşırhane kısımlan
vardır. Tekke'de Bektaşiliğe özgü semboller ile Osmanlı ampir üslubu bir arada
yer almaktadır.
Hacı Bektaş Veli tarafından kurulan Bektaşilik tarikatında cem ayinleri
kadın-erkek karışık yapılır. Ayin özel dua ve zikirlerin okunmasıyla başlar ve
gülbank olarak isimlendirilen bir duanın okunmasıyla sona erer. Ayrıca saz
eşliğinde semah ayini denen bir dini raks icra edilir.
YAHYA EFENDİ TEKKESİ
Beşiktaş'ta, Yıldız mahallesi, Yahya Efendi Çıkmazı'nda yeralmaktadır. Şeyh
Yahya Efendi tarafından 1538'de kurulmuştur. Tekke mescid, tevhidhane, medrese,
hamam, mezarlık ve çeşitli evlerden oluşan bir külliye niteliğindedir. Tekkeye
zaman içinde farklı mekanlar eklenmiştir. Bu durum yapıyı girift ve aynı zamanda
organik bir hale getirmiştir. Tekkenin bir diğer özelliği ise mimari yapıların
doğal çevre ile kurduğu yakın ilişkidir.
Yahya Efendi Tekkesi, postnişin olan Yahya Efendi zamanında Üveysilik olarak
adlandırılan tasavvuf ekolüne bağlanmıştır. Daha sorıra tekke Kadiriliğe ve
Nakşibendiliğe intisap etmiş ancak Üveysiliğin etkisi de devam etmişıir.