Sokaklarında dolaşırken mezarlarla bu kadar.sık karşılaşılan ender
şehirlerden biridir İstanbul. Hemen hemen büıün tarihi camilerin bahçelerindeki
hazire adı verilen kısımlarda mezarlar vardır. Yine hem büyük hem de küçük
külliyelerde, yahut herhangi bir yol üzerinde, bir tekkede türbelere rastlamak
da çok mümkündür.
Fakat
bu, dünyanın diğer şehirlerinde olduğu gibi büyük mezarlıkların İstanbul'da
olmadığı anlamına gelmez. Aksine, fetihten itibaren ve hatta fetih öncesinden
beri ölülerin gömüldüğü; aynı zamanda kent panaromasının önemli öğelerinden olan
büyük mezarlıklar da vardır İstanbul'da.
Eskiden beri şehrin içinde yapılmalarından ötü gündelik yaşamın bir parçası
haline gelmiş bulunan mezarlar insanlara ölümün doğallığını kaçınılmazlığını ve
hayatın geçiciliğini sürekli olarak hatırlatmaktadırlar. Aynı zamanda her biri
birer sanat şaheseri olan ve yapıldığı dönemi kültürünü yansıtan mezar taşları
ve bunları üzerindeki yazıtlar tarihi anlatan birer belge; mezarlıklar ise açık
hava müzesi niteliğindedirler.
EDİRNEKAPI MEZARLIĞI
Edirnekapı
surları dışında yer alır. Kentin en eski mezarlıklanndan birisidir. İstanbul'un
fethi sırasında şehit düşenlerin gömülmesiyle mezarlık haline gelmiştir. 15.-16.
yüzyıl mezar taşları; taş işçiliği, bezeme, yazı sanatı ve serpuşları ile bir
müze görünümü oluşturur. Mezarlığın bir bölümü Balkan ve I. Dünya Savaşı
şehitlerinin gömüldüğü şehitlik haline getirilmiştir. Mezarlıkta ayrıca 16 Mart
şehitleri, İtfaiye şehitleri, Eski 'Iulumbacılar bölümleri vardır.
1950'li yillarda yol çalışmaları sırasında mezarlığın ortasından yollar
geçirilmiş, bu arada bir çok mezarla birlikte çok kıymetli mezar taşları da
yokedilmiştir. Karacaahmet'ten sonra kentin en büyük mezarlığıdır.
EYÜP MEZARLIĞI
Fetihden
hemen sonra Fatih Sultan Mehmed, hocası Akşemseddin tarafından rüyada keşfedilen
Eyyub el-Ensari'nin şehid olduğu yere bir türbe ve cami yaptırmıştır. Ardından,
yüzlerce yıl boyunca Müslümanların Eyyub el-Ensari'ye komşu olma istekleri
kentin büyük mezarlıklarından birinin oluşmasını sağlamıştır.
Buradaki bir çok mezar taşı başlıbaşına birer sanat şahaseridir. Ayrıca bu
taşların üslupları incelerek İmparatorluğun zihniyet tarihine ilişkin ilginç
ipuçları elde edilebilir.
Eyüp mezarlığında halkın yanı sıra padişahlar ve hanedan mensupları,
sadrazamlar, şeyhülislamlar, aralannda Necip Fazıl'ın da yeraldığı çok sayıda
ilim, sanat ve fikir adamlarının mezarlan vardır. İçinde güzel bir ahşap cami
olan mezarlığın yanında yeralan Piyerloti Kahvesi yerli ve yabancı turistlerin
ilgisini çeken bir mekandır. Fakat Eyüp'te gecekondulaşma başladıktan sonra
mezarlık ihmal edilmiş, bir çok mezarın üstüne evler yapılmış, değerli mezar
taşları inşaat malzemesii olarak kullanılmıştır.
Ayasofya Camii Külliyesi içinde yer alan Ayasofya Türbeleri beş ayrı türbeden
oluşmaktadır. Ayasofya Camii müştemilatında Mimar Sinan tarafından Sultan II.
Selim için yapılan türbe bunların birincisidir. Aynı yerde 1600'de Mimar Davut
Ağa tarafından Sultan III. Murad için ikinci türbe yapılmıştır. Daha sonra Mimar
Dalgıç Ahmed Ağa üçüncü büyük türbe binasını meydana getirmiştir. Buraya
Şehzadeler Türbesi, 1639'da Sultan I. Mustafa türbesi ve Sultan İbrahim Türbesi
de inşa edilmiştir. Sultan II. Selim, Sultan III. Murad ve Sultan III. Mehmed'in
türbeleri Osmanlı mezar mimarisinin klasikleşmiş ve muhteşem anıtlanndandır.
FATİH SULTAN MEHMED TÜRBESİ
Fatih
İlçesinde Fatih Camii Külliyesi içinde yer alan türbe Sultan II. Bayezid
tarafından, 1482 yılında yaptırılmıştır. Türbe on kenarlı kubbeli, dışı beyaz
mermıerle kaplı bir yapıdır. Türbenin iç duvarları altın ve gümüş işleme ile
bezenmiştir.
HÜRREM SULTAN TÜRBESİ
Kanuni Sultan Süleyman'ın hasekisi, Sultan II.Selim'n annesi olan Hürrem
Sultan'ın türbesi Süleymaniye Camii külliyesi içindedir.1558 yılında olan ölen
Hürrem Sultan'ın türbesi Mimar Sinan tarafından yapılmıştır.
Türbe çinilerle süslü, sekizgen planlı bir yapıdır.Hürrem Sultan'ın dışında,
türbede Sultan II. Selim'in oğlu Şehzade Mehmed'in ve Sultan II.Ahmed'in bir
kızının sandukaları vardır.ezar taşları inşaat malzemesi olarak kullanılmıştır.
KARACAAHMET MEZARLIĞI
Tarihi
çok eskilere uzanan ve Üsküdar semtinde bulunan Müslüman mezarlığıdır. Kentin en
büyük mezarlığıdır. Mezarlık, adını Horasan erenlerinden Karacaahmed'in burada
bulunan türbesinden almıştır.
Mezarlığın bulunduğu bölge, 1352'de Orhan Gazi tarafından fethedilip buraya
müslüman halk iskan edilmiştir. Sultan I. Murad döneminde halkın önemli bir
bölümünün Türk'lerden oluşmasına paralel olarak yapılanmaya başlayan kabristan,
İstanbul'un Fethi ile de şehrin en büyük mezarlığı haline gelmiştir.
Yaklaşık 750 dönümlük araziyi kaplayan mezarlık, taş işçiliği ve hat sanatı
açısından açık hava müzesi görünümündedir. İstanbul'un müslüman tarihine
tanıklık eden binlerce mezar taşı, aynı zamanda çok zengin bir arşiv bilgisine
de kaynak teşkil eder.
HÜRREM SULTAN TÜRBESİ
Kanuni Sultan Süleyman'ın hasekisi, Sultan II. Selim'in annesi olan Hürrem
Sultan'ın türbesi Süleymaniye Camü Külliyesi içindedir. 1558 yılında ölen Hünem
Sultan'ın türbesi Mimar Sinan tarafından yapılmıştır.
Türbe çinilerle süslü, sekizgen planlı bir yapıdır. Hürrem Sultan'nın
dışında, türbede Sultan II. Selim'in oğlu Şehzade Mehmed'in ve Sultan II.
Ahmed'in bir kızının sandukaları vardır.
SULTAN I. AHMED TÜRBESİ
Sultan Ahmed Camii'nin bahçesine bitişik olup Alman Çeşmesi'nin
karşısındadır. 1617 yılında ölen Sultan I. Ahmed yapılan türbe ancak 1620
yılında Sultan II. Osman döneminde tamamlanmıştır.
Dört köşeli mermer bir türbedir ve üzeri tek kubbeyle kapatılmıştır.
Abanozdan yapılmış olan kapısının üstünde ayetler yazılıdır. İçi, çepeçevre
duvarları dolaşan ayetler ve çini panolarla süslüdür. Pencere araları renkli
çinilerle bezenmiştir. Türbede Sultan I. Ahmed, Sultan IV Murad ve Sultan II.
Osman'ın sandukaları ile birlikte toplam 36 tane sanduka bulunmaktadır.
SULTAN II. BAYEZİD TÜRBESİ
Bayezid Külliyesi nde, caminin mihrap tarafındaki ufak mezarlık içerisinde
yer alır. Yavuz Sultan Selim tarafından 1512 yılında babası Sultanı II. Bayezid
için yaptırılmıştır. Ön kısımdaki saçaklı cemakan ile türbe içinin süslemeleri
sonradan eklenmiştir.
Sade ve zevkli bir mimariye sahip olan türbe, 8 köşeli ve kubbelidir.
Duvarları ile kubbenin içi kalem işleri ile süslüdür. Iki kat halindeki
pencerelerden alttakiler demir parmaklıklarla kaplanmıştır. Türbenin ortasında
yalnız II. Bayezid'in sandukası bulunmaktadır.
HATİCE TURHAN SULTAN TÜRBESİ
Eminönü
Meydanı'nda bulunan Yeni Cami Külliyesi'ne dahildir. Türbe, külliyenin Mısır
Çarşısı yönünde, Hünkar Kasrı 'nın karşısındadır. Bu türbe, içinde gömülü beş
padişah ve çok sayıda hanedan mensubuyla Osmanlı Hanedanının en büyük
kabristanıdır. Türbede Sultan IV Mehmed ve annesi Hatice Turhan Sultan'ın yanı
sıra Sultan III. Osman, Sultan II. Mustafa, Sultan III. Ahmed ve Sultan I.
Mahmud'un mezarları yer alır.
Üstü kubbeyle kaplı olan türbenin kubbesinin çapı 15 m.'den fazladır ve 47
pencere aydınlatılır. İçi çini kaplama ve tavan bezemeleriyle süslenmiştir.
Türbenin girişinin sağında Sultan III. Ahmed tarafından yaptırılan bir de
kütüphane vardır.
KANUNİ SULTAN SÛLEYMAN TÜRBESİ
Kanuni
Sultan Süleyman'ın türbesi, Süleymaniye Camü Külliyesi içindedir. 1566 yılında
Mimar Sinan tarafından inşa edilmiştir. Yapı sekizgen, dış yüzü ayna ve mermer
süslemeli, kubbeli, duvarları çinilerle kaplı zarif bir eserdir.
MİMAR SİNAN TÜRBESİ
Süleymaniye Camii 'nin eski ağalar kapısının karşı köşesinde, yol ayrımında
üçgen bir alandadır. Önde som mermerden yapılmış bir sebil görülmektedir.
Sebilin arkasındaki ufak mezerlıkta 6 sütunlu, üstü örtülü ve etrafı açık
türbede Mimar Sinan'ın mezarı bulunmaktadır. Türbesini ölümünden az önce kendisi
yapmıştır. 1933 yılında Mimar Vasfi Egeli tarafından restore edilmiştir.
Sandukanın uçları ile üzerindeki burma kavuk, mermerdendir. Sokağa bakan demir
parmaklıklı bir pencereden türbe görünür.
SULTAN II. MAHMUD TÜRBESİ
Çemberlitaş'ta
Divanyolu Caddesi ile Babıali Caddesi'nin kesiştiği köşede yer alır. 1840
yılında Mimar Ohannes Dağyan ve Boğos Dağyan tarafından yapılmıştır. Sultan II.
Mahmud Türbesi'ne daha son Sultan Abdülaziz ve Sultan II. Abdülhami de
gömülmüştür.
Türbe ampir üsluplu, sekizgen, Batı mimarisinden etkilenmiş, sade bir yapıdır
Türbe yapısı içinde sebil ve mezarlık da yer almaktadır. Sultan II Mahmud
Türbesi demir işlemeciliğine zarif bir örnek teşkil ede pencere parmaklıkları,
kubbesi ve alemleri ile ilgi çekici özellikler sahiptir.
EYÜP SULTAN TÜRBESİ
Eyüp Sultan Camii yanındadır. Hz. Muhammed'in ordusunda sancaktar olup,
İstanbul'un muhasarası sırasında şehid olan Hz. Eyyub El-Ensari'nin mezarıdır.
Mezar fetihten sonra bulunmuş ve üzerindeki türbe 1459 yılında cami ile birlikte
inşa edilmiştir.
Dışı çinilerle süslü türbe Eyüp Sultan Külliyesinin en önemli öğesidir. Türbe
sekizgen planlı ve tek kubbelidir. Türbe dışındaki ve iç duvarlarındaki çiniler,
ahşap sandukanın üzerindeki simle işlenmiş yazılarla süslü örtü ve sandukanın
önünde bulunan saf gümüşten korunağın herbiri, birer sanat şaheseridir.
YAVUZ SULTAN SELİM TÜRBESİ
Fatih
İlçesi'ne bağlı Sultan Selim semtinde, Sultan Selim Külliyesi içinde yer alır.
Türbe sekizgen plana sahiptir ve bir giriş revağı vardır. Türbe girişinin iki
tarafı da çinilerle süslenmiştir. Türbenin sedef kakma kapısı ve pencere
kapakları, dönemin sedef işleme sanatına ğüzel bir örnek teşkil etmektedir.
Çinileri ise mükemmel bir sanatın ürünüdür.
YAHYA EFENDİ TÜRBESİ
Beşiktaş'ta Yıldız Parkı'nın yanında, Yahya Efendi çıkmazında ve sağ
taraftadır. Süleymaniye Camii'nde Şeyhülislam Ebussuud tarafından cenaze namazı
kıldıran mutasavvıf bilginlerden Şeyh Yahya Efendi'ye türbe II. Selim tarafından
yaptırılmıştır. Mimar Sinan'ın eseridir.Türbeyi II. Mahmud, Abdülaziz'in annesi
Pertevniyal Sultan ve II. Abdülhamid onartmışlardır. Türbenin kapısındaki hicri
1290 tarihli yazıt türbenin 1873 yılında Pertevniyal Sultan tarafından
onanldığını belirtmektedir.
KARACA AHMED TÜRBESİ
Üsküdar'da, Karacaahmet mezarlığında, Nuhkuyusu Caddesi başında ve sol köşede
bulunan önemli ziyaret yerlerimizdendir. Türbe birkaç defa onarım görmüştür.
1866 yılında Ziya Efendi adlı bir hayırsever tarafından ölen eşinin ruhu için
onartılmıştır.
Türbe dört köşeli olup üstü kiremitle örtülüdür. Kapısı üzerinde hicri 1283
tarihli onarım yazıtı yer almıştır. Içerisinde sadece İran Şahları soyundan ve
Hacı Bektaşi Veli'nin müridlerinden Karacaahmet'in sandukası pirinç bir
parmaklıkla çevrilidir. Sandukanın önünde hicri 1218 tarihli bir yazı
bulunmaktadır.