Hamamlar halkın yıkanma ihtiyacını karşılayan yapılardır. Genellikle hayır
kurumlarına ve camilere gelir sağlamak amacıyla yapılmışlardır. Bir kısmı
külliyelerin içinde yer alan hamamların bazıları ise bağımsız yapılar olarak
inşa edilmişlerdir. Erkekler ve kadınlar için ayrı bölümleri olanlara "çifte
hamam", sadece erkekler veya kadınlar için olanlara ise "tek hamam" adı verilir.
Roma ve Bizans dönemlerinde de var olan hamamlar, İstanbul'a özgü yapılardır.
Aynı zamanda kent kültürünün de önemli parçalarıdır. Eskiden beri İstanbul'a
gelen yabancıların ilgisini çok çeken hamamlar hem mimari açıdan, hem de
adetleri ve işlevi bakımından orijinaldir. Osmanlı döneminde hamamlar banyo
yapılan bir yer olmanın dışında, aynı zamanda bir eğlence mekanıdır. Düğün,
bayram gibi özel günlerde topluca gidilen hamamlarda çeşitli törenler belirli
adetlere göre yapılırdı. Aynca bunun dışında kadınlar, hamama komşularıyla
birlikte önceden anlaşarak topluca giderler ve bütün günü orada eğlence ile
geçirirlerdi.
Hamamlar günümüzde kent kültürü içindeki bu özel konumlarını kaybetmiş
olmakla birlikte, hala özellikle turistler için ilgi çekici olmaya devam
etmektedirler.
CAĞALOĞLU HAMAMI
Cağaloğlu'n da Yerebatan Caddesi'nin sağ yanıda yer alır. Sultan I. Mahmud
tarafından Ayasofya Cami’ne gelir sağlamak amacıyla 1741 yılında inşa
ettirilmiştir, mimarı bilinmemektedir.Cağaloğlu Hamamı kadınlar ve erkekler için
ayrı kısımları olan bir çifte hamamdır. İçinde kullanılan Barok üslup ve klasik
Osmanlı hamam mimarisinde olmayan yenliklerin yanı sıra, Sultan III.
Mustafatarafından şehrin artan su ve odun ihtiyacı nedeniyle 1768'de büyük hamam
yapılmasının yasaklanmasından önce inşa edilen son büyük hamam olması nedeniyle
önem taşır.
ÇARDAKLI HAMAM
Kadırga'da Küçük Ayasofya Camii yakınında yeralır. Hamam, Kapı Ağası Hüseyin
Ağa tarafından 1503'te yaptınlmıştır. Kitabesinin altında bir Bizans levhasının
bulunması ve sıcaklık kısmının hiçbir Osmanlı hamamına uymayan biçimi Çardaklı
Hamamı'nın Bizans dönemiyle ilişkilendirilmesine neden olmuştur.
Ortada geçidin üstündeki eyvan, bir balkon biçiminde sıcaklığa açılır. Bu
balkonun çardağı andırması nedeniyle yapıya Çardaklı Hamamı denilmiştir.
ÇEMBERLİTAŞ HAMAMI
Çemberlitaş'ta Divanyolu üzerinde, Çemberlitaş anıtı civannda yeralır. Sultan
III. Murad'ın annesi Nurbanu Sultan tarafından, Üsküdar'daki Atik Valide Camii
ve Külliyesi'ne gelir temin etmek maksadıyla 1584'te yaptınlmıştır. Hamamın
mimarı Mimar Sinan'dır.
Hamam, kadınlar ve erkekler için ayrı kısımları olan bir çifte hamam olarak
yapılmış, fakat Sultan Abdülaziz döneminde (1861- 1876) yapılan yol genişletme
çalışmaları esnasında kadınlar bölümünün bir kısmı yıkılmıştır. Bu nedenle
günümüzde sadece erkek bölümü faaldir. Çemberlitaş Hamamı özellikle içindeki
ESKİ HAMAM
Üsküdar'da Doğancılar Caddesi ile Uncular Caddesi'nin kesiştiği yerde Darı
Sokağı'nın başlangıcındadır. Kim tarafından yaptınldığı ve yapım yılı
bilinmemekte, fakat 15. yüzyıldan kalma olduğuna dair bazı deliller
bulunmaktadır.
Şifa Hamamı olarak da isimlendirilen bu hamam bir çifte hamam olarak
yapılmıştır ve şu an her iki bölümü de faaldir. Üsküdar'daki en eski hamam
olmasına rağmen, günümüze kadar orijinal halini muhafaza edebilmiştir.
GALATASARAY HAMAMI
Galatasaray'da, Kuloğlu Mahallesi'nde Turnacıbaşı Sokağı ile Çapanoğlu
Sokağı'nın kavşağında yer alır. 1715 yılında halka açık bir çarşı hamamı olarak
inşa edilmiştir. Klasik Türk hamam mimarisiyle yapılmıştır. 1965 yılında
geçirdiği tadilatta tasarımının ana hatları korunmuş, fakat mimari ayrıntılar ve
iç aksam yenilenerek özgünlüğünü yitirmiştir. Aslında tek hamam olarak inşa
edilmiş bu yapıya, 1965'de yapılan tadilatta küçük bir kadınlar bölümü de
eklenmiştir.
Bakımlı bir durumda günümüze ulaşan hamam, halen faaliyetini sürdürmekte,
yerli müşterilerin yanısıra yabancı turistlere de hizmet vermektedir.