|
Çeşmeler, temizlik ve içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmıştır.
Su depolarından ve kaynaklarından borular aracılığıyla şehre getirilen su,
çeşmelerden halkın kullanımına sunulmuştur. Sokaklarda yer alan çeşmelerin yanı
sıra bahçe ve konut içlerindeki çeşmeler de oldukça yaygındır. Önceleri çok sade
olan çeşme mimarisi, 18. yüzyılla birlikte değişmeye başlamıştır. Bu dönemden
sonra çeşmeler zengin motiflerle süslenmiş ve anıtsal özellikler kazanmışlardır.
Sebiller ise sadece içmek için su dağıtmak üzere ve hayır gayesiyle
yapılmışlardır. Bunlar daha çok üstleri kubbe ile örtülmüş küçük bir odacık
şeklinde olup cepheleri büyük pencere şeklinde açıktır ve pencereleri
parmaklıklarla kaplıdır. Sebiller, külliyelerin bir parçası olarak, yahut camii
kenarlarında veya çeşmeyle birlikte inşa edilmiştir.
ALMAN ÇEŞMESİ
Sultanahmet
Meydanı'nda, Sultan I. Ahmed Türbesi'nin karşısındadır. Alman İmparatoru II.
Wilhelm'in 1898 yılında İstanbul'a gelişinin ikinci yıldönümü hatırasına ithaf
edilen bu çeşme Almanya'da inşa edilmiş ve 1900 yılında parçalar halinde
İstanbul'a getirilerek bugünkü yerine kurulmuştur.
Çeşme, sekiz yeşil mermer sütun üzerine oturtulmuş, sekiz kenarlı bir kubbeye
sahiptir. Kubbenin içi ise mozaikle kaplıdır. Klasik Osmanlı çeşme mimarisinden
oldukça farklı bir stile sahip olan Alman. Çeşmesi Sultanahmet Meydanı'nın
görülmeye değer anıtsal yapılanndan biridir.
BOZDOĞAN KEMERİ

Geç Roma ve Erken Bizans dönemine ait su kemeri Hadrianus veya Valens Kemeri
olarak da adlandırılmaktadır. Yapım tarihi tam olarak bilinmemektedir. Kentin su
sıkıntısını çözmek için inşa edilen kemer zaman içerisinde tahrip olmuş, kentin
Osmanlılara geçmesinden sonra Fatih Sultan Mehmed, su şebekesini onartırken
kemeri de yeniden kullanıma uygun hale getirmiştir. Kemerin "Bozdoğan" ismini
nasıl aldığı bilinmemektedir. Fatih Sultan Mehmed, Sultan II. Bayezid ve Kanuni
Sultan Süleyman dönemlerinde kemere eklemeler yapılmıştır.
Bozdoğan Kemeri 1 km. uzunluğunda idi ve Bizans döneminde daha da uzun olduğu
tahmin edilmektedir. Günümüzde büyük bir kısmı yıkılmış olan kemerin sağlam
kalan bölümü Saraçhane Atatürk Bulvarı'ndadır. 1988'de Belediye tarafından
onarılan Bozdoğan Kemeri'nde Roma, Bizans ve Osmanlı etkileri görülmektedir.
İstanbul'un en eski su kemeri olan Bozdoğan Kemeri 15 asır boyunca kentin en
önemli su kaynaklarından biri olmuştur.
SULTAN 11. MAHMUD SEBİLİ
Çemberlitaş'ta,
Divanyolu Caddesi üzerinde bulunan Sultan II. Mahmud'a ait türbenin caddeye
bakan cephesi üzerinde yer alır. Türbeyle birlikte yapımı 1840 yılında
tamamlanmıştır.
Batı'dan gelen klasisist uslup ile inşa edilen sebil dairesel antik bir
tapınağı andırır. Bütünüyle mermerle kaplı ve üzeri kubbe ile örtülüdür.
Pencerelerindeki demir parmaklıklar ve kubbe alemi oldukça dikkat çekicidir.
AYASOFYA SEBİLLERİ
Ayasofya Camii 'nde biri avlu girişinde, diğeri ise avlu dışında olmak üzere
iki sebil vardır. Avlu duvarı dışında, güneybatı köşesindeki sebilin sürülmekle
birlikte, bu görüş henüz tam olarak doğrulanamamıştır. Mermer bir yapı olan
sebilin dört penceresi vardır ve üzeri kubbe ile kapatılmıştır.
İkinci sebil ise güney tarafındaki bugün pek kullanılmayan avlu girişine
bitişiktir. Doksan derecelik açıyla birbirini kesen iki cepheye sahip olması bu
sebilin en ayırt edici özelliğidir. Tamamen mermer kaplı olan sebilin üzeri
saçakla örtülüdür. Kim tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir.
SULTAN III. AHMED MEYDAN ÇEŞMESİ
Üsküdar
iskele Meydanı'nda, Paşalimanı Caddesi ile Hakimiyetimilliye Caddesi'nin
kesiştiği kavşakta yer alır. İlk olarak 1729'da deniz kenarına inşa edilen bu
çeşme, daha sonra bugünkü yerine taşınmıştır.
Anıtsal bir yapı görünümündeki çeşmenin duvarları bezenmiştir. Üzerini
kaplayan çatı, saçak yapmaktadır ve bu saçağın iç kısımları ahşap oymalarla
süslenmiştir. Ayrıca duvarlarındaki kitabelerde dönemin ünlü divan şairlerinden
bazılarının beyitleri yer almaktadır.
SULTAN III. AHMED SEBİLİ VE ÇEŞMESİ
Ayasofya Camii 'nin sağ yanında ve Topkapı Sarayı'nın Padişah Kapısı önünde
yer alır. Çok çarpıcı bir yapı olan çeşme 1729 yılında inşa edilmiştir. Duvarlan
bezemelerle ve ondört kıtalık bir kasidenin yazılı olduğu hatla süslenmiştir.
Çeşmenin oval köşelerinde sebil vardır. Sebil kısmı bel hizasına kadar var,
sonra da parmaklıklı pencerelere sahiptir. Fakat pencereler tavana kadar
yükselmez. Çeşmenin üzeri kurşunla kaplı bir çatı ve çatının üzerinde yer alan
üç küçük kubbe ile kapatılmıştır. Çatı saçak yapar ve saçak içleri ahşap
oymacılığı ile bezenmiştir.
TOPHANE ÇEŞMESİ
Tophane
semtinde, Kılıç Ali Paşa Camii 'nin yanındaki meydanda yer alır. 1732 yılında
Sultan I. Mahmud tarafından Mimar Mehmet Ağa'ya yaptırılmıştır.
İstanbul'daki çeşmelerin en yüksek olanıdır. Duvar süslemeleri, dört duvarını
da kaplayan kitabesi ile birlikte, altları kabartmalarla ve oymalarla bezeli
saçakları, çeşmeyi nadide bir anıt haline getirmiştir.
|