Küçük
bir adadır. Eni 185, boyu 740 metredir. Biri sivri, diğeri yassı görünümlü olan
iki Hayırsızada'dan yassı olanıdır. Arazisi düzdür, ancak sahilleri genellikle
denize dik olarak iner. Kuzey tarafında küçük bir limanı vardır.
Burası da Bizans'ın sürgün yerlerinden biridir. Tarihte, Latinler'in ve
Ruslar'ın istilalarına uğramıştır. İstanbul'un fethinden sonra Yassıada ve
üzerindeki manastırla ilgilenen olmamıştır.
İngiltere'nin İstanbul Sefiri Sir Henry Bulwer 1859'da adayı satın almış,
adada bazı garip, kale gibi binalar inşa ettirmiş ve ziraat yaptırmıştır. Daha
sonra ada, Mısır Hıdivi İsmail Paşa'ya satılmıştır. Ancak, İsmail Paşa da adanın
imarı ile ilgilenmemiştir.
Yassıada, 1947 yılında Deniz Kuvvetleri tarafından satın alınmış burada
modern bir deniz eğitim tesisi kurulmuştur.
Ada'nın asıl şöhreti 27 Mayıs 1960 darbesinden ve burada kurulan mahkeme
sonucu Başbakan Adnan Menderes ile birlikte hükümet üyeleri Fatin Rüştü Zorlu ve
Hasan Polatkan'ın idama mahkum edilmelerinden gelmektedir. İhtilal yönetimi, bir
"Yüksek Adalet Divanı" kurdurarak, hükümet yetkililerini ve siyasileri bu adada
yargılamış ve mahkeme sırasında sivil siyasiler buradaki tesislerde gözaltında
tutulmuştur.
Yassıada Mahkemeleri'nden sonra tekrar Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na
verilen tesiste, 1978 yılına kadar eğitim faaliyetleri devam etmiş, 1993 yılında
tesisler İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'ne devredilmiştir.