Boğaziçi’ne hakim tepeler ve vadileri kaplayan geniş alan üzerine
serpiştirilmiş, yüksek duvarların çevrelediği avlular içerisinde köşkler,
bahçeler kompleksidir. İstanbul’un bu ikinci büyük sarayı günümüze değişik
hizmetlere ayrılmış, bölünmüş durumu ile gelmiştir. Hep saray kullanımında olan
500 bin metre karelik koruda 19 yy. başlarında yapılan ilk köşkü diğerleri takip
etmiş ve Sultan II. Abdülhamit’in şüpheci şahsiyeti buraları daha emniyetli
kabul edince, şimdiki halinde gelişmiştir. Sultan 33 yıllık saltanatında, şehir
içinde şehir gibi olan bu korunaklı sarayı resmi dairesi ve haremi olarak
kullanmıştı. Geçit ve kapılarla ayrılmış avlularda köşkler, havuzlar, seralar,
kuşhaneler, atölyeler ve hizmetli binaları yer alırdı. İki ana girişi yanında
birer küçük ve şirin camii bulunur. Zaman içerisinde Harp Akademileri için
kullanılan binalar boşaltılmış, kuzey sınırındaki askeri tesisler halen aynı
maksatla kullanılmakta, diğer bölümler ise Yıldız Teknik Üniversitesi, Belediye,
Milli Saraylar idaresi, İslam Tarihi Sanatları ve Kültürleri Araştırması
Organizasyonuna tahsislidirler.
Saray bahçelerinin büyük bölümü eski köşkleri ve meşhur porselen fabrikası ile
Yıldız Parkı adı altında halka açıktır. Sahildeki Çırağan Sarayına da buradan
geçen bir köprü ile bağlantılıdır. Kompleksin en tanınan yapısı Şale Köşkü’ne de
bu parktan ulaşılır. Bakımlı bahçeleri, Alpin av köşklerine benzeyen dış
mimarisi, zengin mobilya, dekorasyon, halı ve büyük boyutlu seramik sobaları ile
önemli bir müzedir burası. Beşiktaş’ın üst kesimlerinden Yıldız Sarayı ana
girişine varılır. Giriş soldaki Muayede köşkü yeni bir müze olarak tamir ve
tanzim edilmektedir. Yine sol tarafta Sultanın misafirlerini ağırladığı tek
katlı Çit köşkü ve harem girişi, karşıda da görevli subayların ofisleri, Yaveran
dairesi bulunur. Harem bölümündeki sera ve tiyatro türlerinin en çarpıcı
örnekleridirler. Giriş sağ tarafında personel yemekhanesi iken sonradan silah
koleksiyonları sergilenen bölüm, günümüzde sergi ve konserlere tahsis
edilmiştir. Yıldız Sarayı Müzesi ve İstanbul Belediyesi Şehir Müzesi de
buradadır. Eski marangozhane binasında 1994 yılında tesis edilen Saray müzesinde
oyma ve dekorlu ahşap eserler, tahtlar, buradaki özel fabrikada imal edilmiş
çeşitli porselen, sarayla ilgili dekoratif objeler sergilenmektedir. Yan
taraftaki Şehir Müzesinde ise cam, porselen, gümüş eserler, İstanbul tabloları
ve türünün ender örneklerinden bir 16 yy. kandili sergilenmektedir.