 |
Harika İstanbul - Arkeoloji Müzesi
Ressam,arkeolog Osman Hamdi beyin kurucusu olduğu müze 13
Haziran 1891 de Müze-i Hümayun ismi ile açılmıştı. 1902 ve 1908 tarihlerinde yan
kanatları, yüzüncü kuruluş yılında 1991 de de modern büyük bir bölüm eklenmiş ve
yeni düzenlemeler yapılmıştı. Abidevi binanın mimarı Vallaury idi. Giriş
karşısında iri ve ürkütücü Tanrı Bes heykeli yerleşmiştir. Sağ tarafta Antik çağ
heykelleri salonları uzanır. Konforlu, güzel bir teşhirde tamamı bakımdan geçip,
temizlenmiş, Arkaik Çağdan, Roma devrine devam eden eşsiz heykeller sıralıdır.
Salonların ilkinde Antik mezar taş ve rölyefleri sonra, Anadolu Pers egemenliği,
Afrodisias buluntularının yer aldığı Kenan Erim salonu, Efes, Milet ve
Afrodisias'tan eserler sergilenen Anadolu'nun üç Mermer Şehri salonu,
Hellenistik devir Heykelleri, Menderes Manisa'sı ve nihayet Hellenistik tesirli
Roma ve Roma devri heykelleri salonları bulunur.
Giriş sol tarafında hediyelik, hatıra eşyaları ve kitapçı
reyonundan sonra Osman Hamdi Bey hatıra salonu sonrada Sayda Krallar
Nekrapolü'nden bizzat kendisinin kazıp, çıkarttığı eserlerin salonları uzanır.
İlk üç lahit Sayda kralı Tabnit ailesine aittir. Benzersiz bir Likya lahdi ile
Satrap lahdi de buradadır. Sonraki bölümde M.Ö.4 yy.a tarihlendirilen, dünya
ünlüsü İskender lahdi ile Ağlayan kadınlar lahdi vardır. Büyük İskender'e ait
olduğu zannedilmiş olan lahitin 4 tarafı Makedonyalılar ile Persler arasında
savaş ve av sahnelerini gösteren yüksek kabartmalar ile süslenmiştir. Yeni ek
bina girişi yan duvarında Assos Athena mabedinin ön yüzü bire, bir ölçülerde
canlandırılmıştır. "İstanbul Çevre Kültürleri" bölümü, değişik çağlara ait civar
buluntu ve tümülüs kazılarında ortaya çıkarılmış şahane eserlerin modern ve
güzel biçimde sergilendiği ilk salondur. Bizans devri eserleri salonu da
buradadır. "Çağlar boyu Istanbul" bölümü ve üst katlarda, karşılıklı vitrinlerde
çağdaş eserlerin yer aldığı, "Çağlar boyu Anadolu ve Truva" , "Anadolu ve Komşu
Ülkeler Medeniyetleri": Filistin, Suriye ve Kıbrıs eserleri kronolojik sıralama
ile teşhir edilmektedir.
|